Translate

5 Aralık 2013 Perşembe


Gördün mü bak? Bak...Bak hadi! Baksana...bak...b..aaa..kk... Yine özledim seni...Gördün mü ha? Yine özledim...Her gün daha çok...Görmediğim her gün daha çok özlüyorum...hani böyle gülü kopartırsın da dikeninden elin acır ya, hani böyle sıcak bir şeye dokunursun da elini çekersin birden...hani böyle elinden bir bardak düşer ve kırılır.Sen onu toplarken eline batar...Canın yanar ya...Hani düşersin yolda dizlerin kanar ya...YOK, YOK...Öyle de değil, başka bir şey bu...Böyle içim buruk mu denir,canım mı yanıyor? Tarifi yok galiba, ben hep yaşadım ama hep adını koyamadım...Özledim işte çok özledim...Göremeyeceğimi bile bile özlüyorum...Biliyor musun? Belki de canımı en fazla bunu bilmek yakıyor...Canımı yakıyor dedim evet elime uzun süreli ATEŞ değmiş gibi...Hani böyle elin bir anlık yanar ya sonra o yüzülmüş derinde ki acıyı haftalarca geçiremezsin.O durup durup sızlar, orada olduğunu belli eder...Daha geçmedim der...Benim ki de aynı öyle...Kalbimin bir köşesinde hep var,o geçmeyen sızı varlığını hep hatırlatırcasına orada...Benimkinin sonunda geçecek gibi bir umudu da yok! Çünkü benim ki uzun süre ateşe maruz kaldı. Ne yapsam geçmiyor...O türden bir şey yani...Ben var olduğum sürece benle var olacak...Şimdi sadece özlemimi sana getirdiğim bir demet koparılmış çiçekle gideriyorum...Ellerim de çiçeklerim, gözlerim de hep o umutla geliyorum...Belki bu özlemimi giderebileceğim tek yol...Ben umutsuzluğunun umuduna talibim...MAALESEF...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Beni Takip Et Yazılarım Posta Kutuna Gelsin (Maili onaylamayı unutma)